Yalıkavak’ta anlaştıkları noktada kadın, arabanın yanına geldi. Adı Selin’di. Kapıyı açtı, içeri oturdu, kemerini taktı. “Nereye?” diye sordu.
Adam direksiyonda, “Bilmiyorum. Sadece sürelim” dedi.
Motoru çalıştırdı. Sahil yoluna çıktılar. Müzik açık değildi. Camlar hafif aralıktı. Selin dışarıdaki denize bakıyordu. Adam ara sıra ona göz ucuyla baksa da konuşmuyordu.
Yirmi dakika sonra Selin, “Sen burada mı yaşıyorsun?” diye sordu. “Hayır. Bu hafta geldim.” “Anladım.”
Daha fazla soru sormadı. Yol Turgutreis yönüne döndü, sonra geri çevirdiler. Bir koyun kenarında arabayı park ettiler ama inmediler. Motor çalışıyordu, klima açıktı. İkisi de öne bakıyordu.
Selin bir süre sonra “Ne kadar sürdü?” diye sordu. Adam saatine baktı. “Kırk beş dakika.” “Biraz daha sürebiliriz” dedi Selin. Adam başını salladı.
Tam bir saat dolunca Selin kemerini çıkardı. “Ben ineyim. Beni başa bırak.” Adam arabayı anlaştıkları noktaya geri sürdü. Selin kapıyı açmadan önce döndü. “Bir daha yazarsan… yine sadece araba da olur.”
Kapıyı kapattı, yürüyerek uzaklaştı. Adam bir süre yerinden oynamadı. Telefonundaki isim duruyordu: Bodrum Escort – Selin.
O bir saat boyunca ne bir odaya girdiler ne de sahilde oturdular. Sadece araba sürdüler. Ve bu, o yaz en az konuşulan ama en net hatırlanan karşılaşma oldu.